21 Mayıs 2020

Hastanemiz İç Hastalıkları Anabilim Dalı ve Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serkan Torun, Ramazan Bayramı ve bayram sonrasında sağlıklı beslenme hakkında bilgi verdi.

Ramazan ayı boyunca beslenme düzeninin değişmesi ve günlük öğün sayısının azalmasından sonra kişilerin bayram ve bayram sonrasında daha fazla yemek yeme eğilimine girdiklerine dikkat çeken Doç. Dr. Torun, "Ramazan ayı boyunca oruçla uzun süre aç kalındığı ve günlük öğün sayısı azaldığı için, vücudumuzun metabolizma hızı yavaşlamaktadır. Bayramla birlikte aşırı besin alımı nedeniyle kalp, böbrek, şeker hastalığı ile yüksek tansiyon ve sindirim sistemi rahatsızlığı olan kişilerde ciddi sağlık sorunları oluşabilir. Bu nedenle bayram ve sonrası için beslenme alışkanlığını değiştirirken yavaş ve ılımlı bir geçiş, sindirim sistemi ve metabolizma dengesi açısından önemlidir." dedi.

Bayramlarda sindirim sisteminde problemlerin en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının başında geldiğine işaret eden Öğretim Üyemiz, "Aşırı şekerli besinler ve şerbetli tatlılar gibi şeker yanında aynı zamanda aşırı yağlı da olan gıdaların tüketimi, başta reflü olmak üzere bulantı-kusma, hazımsızlık, gaz- şişkinlik gibi hem üst sindirim sistemi hem de barsak rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olabilir." diye konuştu.  Bayramda beslenme alışkanlıklarına dikkat etmesi gereken riskli hasta gruplarını sıralayan Doç. Dr. Torun, "Kalp-damar, böbrek, karaciğer rahatsızlıkları, şeker hastalığı, hipertansiyon gibi kronik hastalığı olan bireyler, reflü, hazımsızlık, gastrit, ülser, kronik barsak problemi olanlar ayrıca mide ve barsak ameliyatı geçirmiş olanlar, sağlıklı ve dengeli beslenmeye çok daha fazla dikkat etmek zorundadırlar." ifadelerini kullandı.

"Ramazan Bayramı’nda güne mutlaka hafif bir kahvaltıyla başlanmalı"

Mide rahatsızlığı olan hastalara bayramda beslenme düzeni ile ilgili tavsiyelerde bulunan Öğretim Üyemiz,  "Ramazan Bayramı’nda güne mutlaka hafif bir kahvaltıyla başlanmalı, kahvaltıda yağlı gıdalar, kızartmalar, börekler ve tatlılarla güne başlamak yerine haşlanmış yumurta, az yağlı peynir, bol yeşillik, salatalık, tam buğday veya çavdar ekmeği gibi posalı ve proteinli gıdalarla kahvaltı yapmak hem hazmı kolaylaştırır hem de Ramazanda yavaşlayan metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olur." dedi.

Az porsiyonlarla günlük öğün sayısının 2-3 ana öğün, 2-3 ara öğün şeklinde olması gerektiğini belirten Doç.Dr. Torun, öğün aralarının 2 saatten az; 4-5 saatten uzun olmayacak şekilde düzenlemesi önerisinde bulundu. Öğretim Üyemiz, akşam yemeklerinin erken saatlerde yenilmesi ve akşam öğününde aşırı yağlı besinlerin tercih edilmemesinin daha sağlıklı bir davranış olacağını da sözlerine ekledi. Ana öğünlerde et, yumurta, kurubaklagiller, sebze ve meyve ile tahılların dengeli bir biçimde tüketilmesinin, ekmek olarak tam buğday unlu ya da çavdar ekmeğinin tercih edilmesinin uzun süre tokluk hissi vereceğini kaydeden Doç. Dr. Torun, böylece kan şekeri düzeyinde ani yükselme ve düşmelerin önüne geçilerek tatlı krizlerinin ortaya çıkmasının önlenmiş olacağını ifade etti.

"Küçük porsiyonlar şeklinde sütlü ve meyveli tatlılar tercih edilebilir"

İşlenmiş karbonhidratlar ve rafine şekerlerin zararlı etkilerinin iyi bilinmesine rağmen bir bayramın tamamen tatlısız geçirilmesinin pek gerçekçi olmayacağını dile getiren Öğretim Üyemiz; “"aklava, kadayıf, şöbiyet, revani, şekerpare gibi hamur işi tatlılar yerine, küçük porsiyonlar şeklinde sütlü ve meyveli tatlılar tercih edilebilir. Şeker ilave edilmemiş komposto ve hoşaflar da iyi birer alternatif olabilir." dedi.

"Ramazan ayı boyunca yavaşlayan metabolizmanın tekrar düzelebilmesi için düzenli fiziksel aktivite yapılmalı"

Bayram süresince ve sonrasında sıvı alımı arttırılmasının önemine vurgu yapan Öğretim Üyemiz, "Günde yaklaşık 2- 2,5 litre su içilmeli, sindirim sisteminin düzenli çalışması ve kabızlıktan korunmak için posa içeriği yüksek olan yapraklı sebzeler, fasulye, nohut, mercimek gibi baklagiller tüketilmelidir. Ayrıca ramazan ayı boyunca yavaşlayan metabolizmanın tekrar düzelebilmesi için düzenli fiziksel aktivite yapılmalı, günde en az 30-45 dakika tempolu yürüyüş yapılması hem sindirim sistemine faydalı olacak hem de metabolizmayı hızlandırarak kilo alımını engelleyecektir." diye konuştu. Son olarak Öğretim üyemiz açıklamasını, "Malum corona virüs salgını dolayısıyla bayram ziyaretlerinden kaçınmayı ve bayramlaşmaların mümkün olduğunca telefonla ya da sanal ortamda yapılmasını tavsiye ediyor, tüm İslam Aleminin Ramazan bayramını kutluyorum." şeklinde tamamladı.