27 Nisan 2020

Üniversitemiz Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji kliniğinden Dr. Öğr. Üyesi Kürşad Öneç, Ramazan ayında ve korona virüs (Covid-19) salgınında risk grubunda yer alan böbrek hastalarının dikkat etmesi gereken hususlarla ilgili bilgiler verdi.

Kronik böbrek hastalarının içinden geçtiğimiz salgın döneminde ve ramazan ayında sağlıklarına dikkat etmesi gereken hassas gruplar içinde yer aldığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Kürşad Öneç, “Böbrek hastalığı dediğimizde tek bir hasta grubundan bahsetmiyoruz.   Bunların bir kısmı diyalize giren hastalar bir kısmı da diyaliz olmadan hayatlarını idame ettiren hastalardır.  Diyalize giren hastalar en büyük risk gruplarımızdır. Böbrek hastalarının beslenmeleri, diyetleri, kullandıkları ilaçların düzenli alınması bu hastaların hayatlarını idame ettirmeleri için son derece önemlidir.” diye konuştu.  

“Orta ve İleri Evre Böbrek Yetmezliği Olan Hastalara Oruç Tutmayı Önermiyoruz.”

Evre-1 denilen erken dönem böbrek hastalarının az ilaç kullandıkları için ramazan ayını mutlaka hekime danışarak geçirmesi gerektiğini ifade eden Öğretim Üyemiz,  “Bu hastaların oruç tutup tutmayacağına hekimlerin hastanın durumunu birebir hasta bazlı değerlendirerek karar vermesi gerekiyor.  Bunun yanında orta ve ileri evre böbrek yetmezliği olan hastalarının ramazan ayı boyunca oruç tutmalarını önermiyoruz.  Çünkü sıvı alımlarının uzun süre kesilmesi bu hastalarda böbrek yetmezliğinin maalesef ilerlemesine sebep oluyor. Bu evredeki hastalarımız çoklu ilaç kullanıyorlar. İlaçlarının gün içerisinde düzenli alınması da son derece önemli oluyor. Oruç tuttukları zaman ilaç saatleri düzenli olmadığı ve uzun süreler sıvı tüketmedikleri için hastalarımız ortalama 7-10 gün sonra bir takım problemler yaşamaya başlıyorlar. Bu nedenle orta ve ileri evre böbrek yetmezliği olan hastalara oruç tutmayı önermiyoruz.” ifadelerini kullandı.  

“Hastalarımızdan mutlaka izolasyon şartlarına uyulmaları ve evden çıkmamalarını istiyoruz.”

Böbrek hastalarının vücut bağışıklık sistemlerinin çok düşük olması nedeniyle korona virüs (Covid-19) salgınında risk grubu içerisinde yer aldığını anımsatan Dr. Öğr. Üyesi Öneç,   “Bu hastalarımızdan  mutlaka izolasyon şartlarına uyulmaları ve evden çıkmamalarını istiyoruz. Ancak süreç uzadığı zaman hastaların psikolojileri negatif yönde etkilenmekte. Bu durumda ev içinde hafif egzersizler önerebiliyoruz ancak burada hastanın fiziki durumu çok önemli. Özellikle diyalize giren hastalarımız maalesef fizik kondisyonu çok iyi olmadığından yeterli fizik aktivite yapmaları mümkün olmuyor.”dedi.

“Bizim için en büyük risklerden biri ilaç kullanımını ihmal etmesi ve diyetini bozmasıdır”

Bu süreçte diyaliz öncesi hastalar ve diyaliz hastalarında hareket kısıtlılığından kilo alma riski ile karşı karşıya kalındığına işaret eden Öğretim Üyemiz, “ Bu nedenle hastalarımızdan diyetlerine uyumu daha fazla olmalı. Evde oturduklarında daha fazla yiyecek tüketimi olabiliyor, bununla birlikte fizik aktivitede kısıtlılıkla beraber hastalar kilo alımına yatkın oluyorlar. Diyetlerinin dışına çıkmamaları noktasında sıklıkla uyarıyoruz.  Özellikle tuz konusuna  ve yeterli sıvı tüketimine dikkat etmeliler. Evde otururken vakit geçirmek amacıyla tüketilen kuruyemiş gibi atıştırmalardan kesinlikle uzak durmalılar. Bu tip beslenme yüksek tuz içeriğinden dolayı tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilmekte. Bizim için en büyük risklerden biri hastaların sürecin negatif psikolojik etkisinden dolayı ilaç kullanımını ihmal etmesi ve diyetini bozmasıdır.” diyerek böbrek hastalarının doktorları tarafından önerilen ilaçları düzenli kullanması ve diyet programlarına mutlaka uymaları gerektiğinin altını çizdi.